Bundan birkaç yıl önce muayenehaneme bir hasta gelmişti. Bana 6 yıl
kadar önce meme kanseri nedeniyle bir memesinin alındığını, bu süre
içinde kanser korkusunu atlattığını, ancak tek memeli yaşadığı için
yıllardır bunalımda olduğunu, kendisine yeni bir meme yapmanın mümkün
olup olmadığını sormuştu. Burada konuya iki açıdan bakmak
gerekmektedir. Birincisi bir çok hastada memenin alınması (mastektomi)
ve yeni meme yapılması (meme rekonstrüksiyonu) operasyonları aynı
seansta veya kısa süre içinde artarda bir Genel Cerrah ve bir Plastik
Cerrahi uzmanının katılımıyla gerçekleştirilebilmektedir. Yani memenin
alınması sonrasında -özellikle de erken dönem meme kanserleri için-
uzun bir süre beklenmesine gerek olmadığı bir çok araştırmacı
tarafından kabul edilmektedir. Erken dönemde yapılan meme onarımının
ileride muhtemel kanser nüksünü gizleyeceği fikri gittikçe artan
sayıdaki Plastik Cerrahi uzmanı tarafından reddedilmektedir. Erken
dönemde meme onarımı daha iyi sonuç verdiği ve hastayı psikoloji açıdan
daha da rahat ettirdiği için tercih edilmektedir. İkincisi, hiç
kimsenin diğerini bir uzvu eksik olarak yaşamaya zorlamaya hakkı
yoktur. Her hastanın da kaybolan uzvunun yerine yenisini istemeye hakkı
vardır. Hekimin görevi hastanın hayatını kurtarmak dışında onu en kısa
sürede toplum içine mutlu bir şekilde çıkması için gerekli
organizasyonu ve müdahaleleri yapmak olmalıdır.
Plastik Cerrah birden fazla organla veya sistemle ilgilenmek
durumundadır. Hastanın muayenesi sistemik yapılmalı ve ona göre
önerilerde bulunulmalıdır. Burada tabii ki hastanın istekleri,
ihtiyaçları ön plandadır. Örnek vermek gerekirse, göz kapağında
düşüklük şikayetiyle başvuran bir hasta düşünelim. Hasta göz kapağı
düşüklüğünü azaltabilmek için bilinç dışı olarak kaşlarını da
kaldırmaktadır. Göz kapağı operasyonundan sonra kaşlar tekrar eski
yerine inmekte bu da göz kapaklarına yansımakta, dolayısı ile
kapaklarda da bir miktar düşme olmaktadır. Bu da operasyonun etkiliğini
azaltmaktadır. Bu nedenle de kaşların da aynı seansta kaldırılması
daha yaralı olmaktadır. Aynı şekilde üst göz kapağı estetiği
(blefaroplasti) sonrasında kaşların bir miktar düştüğü saptanmıştır. Bu
nedenle de blefaroplasti operasyonuna çoğu kez kaş kaldırma
operasyonunun da eklenmesi daha iyi sonuç vermektedir. Yeri gelmişken
kaş kaldırma ile ilgili 3 önemli noktayı belirtelim. Birincisi artık
kaş kaldırma operasyonları ?tıpkı yanak asma gibi- endoskopik müdahale
ile yapılabilmektedir. Saç çizgisi üstünde veya saçlı alanda kalan
küçük insizyonlardan (bistüri ile açılmış çizgilerden) endoskopla
girilmekte, gerekli müdahale yapılmakta, böylece fark edilmeyecek küçük
izlerle kaşlar kaldırılabilmektedir. İkincisi de endoskopik kaş
kaldırma operasyonu sonrasında baş ağrılarının, özellikle de migren
tipi ağrıların azalabildiği, hatta tamamen geçebildiği bulunmuştur.
Üçüncüsü ise operasyon sonrasında her 4 ayda bir Botox tedavisi
görmenize çoğunlukla gerek kalmamaktadır.
Diğer bir örnek için de alt göz kapağı estetiği isteyen bir hastayı
düşünelim. Eğer yanağı asmadan veya yüze germe operasyonu yapmadan
sadece alt kapak estetiği yapılırsa ideal bir sonuç almak çok zor
olmaktadır. Hatta operasyon sonrasında alt kapağın düşmesi gibi
istenmeyen görüntülerin ortaya çıkma ihtimalini artıracaktır. Aynı şeyi
boyun germe için de düşünebiliriz. Yüzü germeden boyun germe
operasyonu yapmak ideal bir sonuç vermez, hatta istenmeyen kötü
görüntülerin ortaya çıkmasına neden olabilir. (Kaynak: kişisel
iletişim, Dr. Luis Vasconez, Alabama Üniversitesi).
Son örnek olarak da burun estetiği isteyen, ancak çene ucu geride
olan bir hasta düşünelim. Sadece burun estetiği yapılıp çene ucu ihmal
edilirse yüzün ideal orantılarını yakalamak çok zor olacaktır. Hasta
çoğu kez burunda şekil bozukluğu ve/veya nefes almada güçlük
şikayetiyle gelmektedir. Plastik Cerrahın görevi yüzü bir bütün olarak
değerlendirip ideal yüz yapısını elde etmek için yapılması gerekenler
konusunda hastayı bilgilendirmek, önerilerde bulunmaktır. Hasta
örneğimizde burun estetiği yanında çene ucunun ilerletilmesi operasyonu
da önerilmelidir. Ancak son karar hastanındır.
Sonuç olarak, Plastik Cerrahi her gün daha da gelişmekte ve
operasyonları çeşitlenmektedir. Endoskopi, lazer gibi gelişmeler
Plastik Cerrahide de yer bulmaktadır. Plastik Cerrah bu gelişmelerden
de yararlanarak hem bir sanatçı hem de bir hekim olarak çalışır. Kişiyi
bir bütün olarak değerlendirir ve ideal vücut oranlarını elde etmeye
çalışır. Amaç, kişinin mutluluğudur.
DOÇENT DR ÖMER REFİK ÖZERDEM